< hep iç sesimi dinledim - Blogcu





Touching the Void

 

- Joe: Bu bizim uğruna yaşadığımız şeydi

-Simon: Benim için dağlar dünyanın en muhteşem yerleri.Oraya gittiğim zaman şaşırtıcı bir boşluk duygusuna düşerim.Dünyadaki bütün karışıklıklardan uzaklaşmış , muhteşem bir özgürlük duygusu.

- Joe: Siz partnerinize bağlısınız , yani bir başkasının yetenek ve kabiliyetine.Ama bazen şüpheye düştüğünüz anlar oluyor. Eğer partneriniz düşer ve emniyetler sökülürse , sizde ölürsünüz.. Partnerinize güvenmek zorundasınız.

- Simon : Günlük hayatta yaşamımızı riske sokacak çok fazla şey yoktur.Ve bizi riske sokacak bir şeyler yapmak yaşamı sıradan olmaktan çıkarır ve böylece yaşadığımızı hissederiz.

- Ümit: :)(Manyakmıyım ben neden yaşamımı riske sokayım)

 -Tuğba:)  (o kadar yükseklikte nasıl çiçek toplayacaksın?)

-Joe:  Çarpmanın etkisiyle alt bacak yukarı doğru çıkmıştı. Oldukça şiddetli bir ağrı hissediyordum” lanet olsun bacağımı kırmış olamam.eğer bacağım kırıldıysa ölürüm”

- Simon:  “Bakışı beynime işlemişti.

         Şok olmuş ve ümitsizlik dolu bir bakış, dehşete düşmüştü, tek bir bakışta bir sürü anlam.”- Joe:   Ve dedi ki: “ iyi misin?” bir şeyler söylememi bekliyordu;

        “Evet iyiyim” aptalcaydı..

        sonra dedim ki; “ Hayır, bacağım kırıldı”

        Aniden kaçınılmaz son;” tanrım burada donacağız”. Eğer ikimizden biri buradan kurtulabilirse işler yoluna girebilirdi.O da ben de biliyorduk ki beni bırakmak zorundaydı.

Ben: Yüzeye çıktı ama daha kilometrelerce yolu vardı gideceği.Bazı hedefler koydu kendine.Örneğin “Çatlağa kadar 20 dakikada gitmeliyim” gibi.18 dakikada giderse seviniyordu .24 dakikada giderse ağlayacak gibi oluyordu.

-Ben: Evet benim de bir bacağım yok sanki. Fizik bilgim zayıf ama hedefler koyup yüksek  ilerliyorum.

- Simon:  Can kurtaran yok, helikopter yardımı yok, sizden başka hiç kimse yok.Hata yapma hakkınız yok.

-- Ben : Aslında hayat ta buna benziyor. Bize yardımcı olacak şeyler bazen en zor anımızda yanımızda olmuyor

 Dağda insan hayati önceliklerini daha iyi anlar

 

Bir hayalin peşinde

 

 

 

 

 

Dünyadaki herşeyden büyük bu kütlenin zirvesinde , kumsalda bir kum tanesi kadar küçük bu bedenin ne kadar değersiz ve önemsiz olduğunu ve iç disipliniyle kararlılığıyla tutkusuyla kendisini sınırlarına kadar zorlayan ve hayallerinin ötesine geçen bu insancığın ne kadar değerli olduğunu gördüm . yaşamımda sorun ettiğim pek çok şeyin ne kadar anlamsız olduğunu ve benim hiç bir şey olmadığımı , burasının son değil daha başlangıç olduğunu, yaşamanın çok ama çok güzel olduğunu ve dünyanın güzelliklerle dolu olduğunu öğrendim.Ve bu genç adamın, Dünaynın ana tanrıçasının zirvesinde, tüm yalınlığı, çıplaklığı ve kırılganlığıyla gözyaşlarını gizleme ihtiyacı duymadan kendini bıraktığını gördüm ve öğrendim ki insan bir Tanrıça 'nın önünde yalnızca ağlayabilirmiş!

 

(Nasuh Mahruki /Bir hayalin Peşinde/everest tırmanışı)

"enerji yokken var olmaz varken yok olmaz"

Son işim bana ne öğretti;

Hataların insan hayatı ile ödenebileceğini

Takım çalışmasının zorluklar doruklara çıktığı bir anda bile korunması gereken en önemli şey olduğunu

İş verilmez alınır olgusunu

Yaratıcılığın kullanılamadığı çalışma ortamında, çalışmanın  ne kadar zor olduğunu

Hayatın her ne olursa olsun devam ettiğini ve en önemli şeyin olaya farklı bir bakış açısısı ile bakmak olduğunu

....

.....

Dekanımız Naci EKEM "enerji yoktan var olmaz , varken yok olmaz " demişti. İçimden hocam bu da şimdi teselli sözcükleri olarak kullanılmaz ki demiştim.Oysa şimdi kulaklarını çınlatıyorum ve bana teselli sözcükleri değil , ufkumu açacak doğru sözcükleri verdiği için teşekkür ediyorum

 

Go and Find

Fotoğraf: Mehmet Öcal

 

Something hidden. Go and find it. (Bir şey gizli , git ve bul onu )

Go and look behind the ranges. ( Git ve bak sıradağların ardına)

Something lost behind the ranges, lost and waiting for you. Go!

( birşeyler saklı dağlar ardında kayıp ve seni bekliyor. GİT!)

(http://projecthimalaya.com/about-joel-thoughts.html)

 

Adımlarımı dostlarıma borçluyum

« Önceki ::